Genel müdür görevden alındı

Okuduğunuz haber
KANSERDEN KORUYUCU BESLENME NASIL OLMALIDIR
Anasayfa   /    Güncel    /    Kanserden koruyucu beslenme nasıl olmalıdır

Kanserden koruyucu beslenme nasıl olmalıdır

  Kanser, birçok etmene bağlı olarak hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıdır. Kanser oluşumunda kalıtımsal faktörlerin %5-10 etkili bilinmekte ve %90-95 çevresel etmenlerin etkisi vardır. Çevresel etmenlerden en önemlisi tütün ve tütün ürünleri kullanımı ve yanlış beslenme, obezite ve fiziksel aktivitenin azlığı olarak bilinmektedir.

GÜNCEL      06 Haziran 2018 - 09:47     0

Kanserden koruyucu beslenme nasıl olmalıdır

KANSERDEN KORUYUCU BESLENME

         Kanser, birçok etmene bağlı olarak hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıdır. Kanser oluşumunda kalıtımsal faktörlerin %5-10 etkili bilinmekte ve %90-95 çevresel etmenlerin etkisi vardır. Çevresel etmenlerden en önemlisi tütün ve tütün ürünleri kullanımı ve yanlış beslenme, obezite ve fiziksel aktivitenin azlığı olarak bilinmektedir.

Kanser Oluşumunu Artıran Etmenler

  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Bakteri ve virüs enfeksiyonlarını yüksek hızda geçirmek
  • Radyasyona maruz kalmak
  • Kızartma ve yüksek yağlı besinlerin sık tüketmek
  • Taze sebze ve meyvenin aynı zamanda posanın diyetle az alınması
  • Kötü yaşam tarzı ve olumsuz çalışma koşulları
  • Tuzlanmış, tütsülenmiş ve dumanlaşmış besinlerin sık tüketimi

Kansere Oluşumuna Katkıda Bulunan Diyet Etmenleri

  • Yağ oranı yüksek besinler: Yüksek yağlı besinlerin alımı tümör oluşumunu ve büyümesini tetiklemektedir. Yağın fazla alınması özellikle meme, prostat, testis, yumurtalık, rahim ve kalın barsak kanser riskini artırmaktadır. Yapılan çalışmalar doymuş yağ asitlerinin (margarin, tereyağı ve iç yağlar) kanser riskini artırdığını belirtirken omega-3 yağ asitlerinin (balık, ceviz, keten tohumu) kanser riskini azalttığı belirtmiştir.
  • Şeker: Şeker fazla miktarda tüketiminden kaçınılması gereken temel gıdadır. Fazla miktarda şeker tüketimi obeziteye neden olarak ve insülin seviyesinde artışa yol açarak indirekt olarak kanser riskini özellikle kolon, rektum ve pankreas kanseri riskini artırmaktadır.
  • Sodyum, nitrit ve nitrat: Fazla miktarda tuz tüketimi ise özellikle mide kanseri riskini artırmaktadır. Sosis, sucuk, salam gibi işlenmiş et ürünlerinde bulunan katkı maddeleri ve uygun olmayan pişirme yöntemleri ile kanserojen maddelerin alımı artar. Taze sebze ve meyvelerde bulunan C vitamini bu besinlerde bulunan e kanserojen olarak bilinen N-nitrosa bileşiklerinin oluşumunu baskılamaktadır.
  • Kırmızı et: Yapılan çalışmalar özellikler kırmızı et ve işlenmiş et ürünlerinin tüketiminin çeşitli kanserlere( meme, mide, prostat, kolerektal) neden olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda yüksek miktarda et tüketimi ile doymuş yağ asitlerinin de vücuda alımı fazlalaşmaktadır.
  • Yanlış pişirme yöntemleri: Pişirme esnasında yanlış yöntemlerin kullanılması ile zararlı bileşiklerin oluşumu görülmektedir. Dumanlanmış ürünlerin kullanımı, tütsülenmiş, tuzlanmış ve salamura besinler, kızartmalar ve kızartma yağını uzun süre kullanma sonucu polisiklik aromatik hidrokarbonlar gibi kanserojen bileşiklerin oluşumu ile kanser riski artmaktadır.
  • Gıda katkı maddeleri: Gıda katkı maddelerinin bazıları kanserojen iken bir kısmı da kanserojen bileşiklerinin oluşumunu tetiklemektedir. Yüksek miktarda gıda katkı maddesi tüketmek kanser riskini artırmaktadır.

Kansere Karşı Koruyucu Bazı Özel Maddeler ve Diyet Etmenleri

Proteaz Engelleyiciler     

Soya fasulyesi, mercimek, nohut, kuru ve taze fasulye,         bezelye, fındık ve fıstık

Oksitlenmeyi Önleyiciler

Meyveler, ceviz, fındık ve fıstık gibi sert kabuklular

Flavanoidler ve Biyoflavanoidler

Meyveler, sebzeler ve tahıllar

Özel Koku ve Tat Verenler

Karnabahar, lahana, pazı yaprağı, turp, ıspanak gibi sebzeler

Kükürtlü Maddeler

Sarımsak, soğan ve pırasa

Kahveol palmitat ve Kafestol palmitat

Kahve çekirdeği

B-sitosterol

Mısır, soya fasulyesi, pirinç ve buğday embriyoları

Aromatik izotisiyonat ve indol alkoloidler

Lahana ve karnabahar

Kumarin, laktonlar

Turunçgiller ve sebzeler

 

 

 

  • Posa: Diyet posası kalın bağırsağın bakteriyal florası tarafından fermente edildiği için posa miktarını artması kalın bağırsak mukozasında etkileşimi girecek olan karsinojenlerin bağırsak hücreleriyle temas süresini kısaltarak koruyucu görev görür. Yapılan çalışmalar posanın özellikle kolon ve rektum kanserlerinin oluşumunu engellediğini göstermektedir. Birçok sebze ve meyve ile birlikte alınan posa aynı zamanda b-karoten, vitamin E, vitamin C ve selenyumu içererek kanser oluşumu baskılamaktadır.  
  • C vitamini: Antioksidan özelliği ile kanserojen bir madde olan nitrosaminlerin oluşumunu baskılamaktadır. Turunçgiller, maydanoz, yeşil biber, çilek, yaban mersini ve böğürtlen gibi besinler vitamin C kaynaklarıdır.
  • E vitamini:  Vitamin C gibi antioksidan özellikte olan E vitamini özellikle meme ve akciğer kanserine karşı koruyucu görev yapar. Bitkisel yağlar, kurubaklagiller ve yağlı tohumlar (ceviz, fındık, badem vs.) E vitamini kaynaklarıdır.
  • D vitamini: Yapılan çalışmalarda D vitaminin aktif formunun tümör büyümesini baskılayabileceği bildirilmektedir. En iyi kaynağı güneş.
  • Beta karoten ve A vitamini: Kansere karşı koruyucu etkisinin yanında kanserin vücudun tüm bölgelerine yayılmasını engelleyen A vitaminin öncüsü bir maddedir. Ispanak, marul, lahana, havuç, kayısı, kırmızı ve yeşil biber beta karoten bakımından zengin yiyeceklerdir. Genel olarak sarı, turuncu ve yeşil sebzeler ile meyveler beta karoten bakımından zengindir. A vitamini hücresel farklılaşmayı önleyerek kansere karşı korur.
  • Domates: Yapılan birçok çalışmada domates ve domates ürünlerinin içerdiği likopen bazı kanserlere (özellikle prostat) yakalanma riskini azalttığı ve tümör büyümesini baskıladığı bildirilmiştir.
  • Brokoli: Yapılan çalışmalar brokolinin içerdiği mirosinaz enziminin kanser oluşumunu azaltıcı etkisi olduğunu göstermiştir.
  • Yeşil Yapraklı Sebzeler: İçerdikleri lutein ile birlikte kansere karşı savaşırlar.
  • Turp: Yapılan bir çalışmada turp köklerinden ekstrakte edilen hekzanın kanserli hücrelerin ölümünü uyardığı belirlenmiştir.
  • Sarımsak ve Soğan: Kükürtlü maddeler içerdiklerinden bazı çalışmalarda mide, pankreas ve kolon kanserine karşı koruyu etkisi olduğu bildirilmiştir.
  • Zencefil: Yapılan çalışmalarda zencefilin kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını engelleyebileceği bildirilmiştir.
  • Kurkumin: Kurkumin zerdeçalda bulunan bir pigmenttir. Yapılan çalışmalar kurkuminin tümör hücrelerini baskılayıcı etkisi hatta öldürebilme yeteneğine sahip olabileceği gösterilmiştir.

yazının devamı için : http://www.personelsaglikgundem.com/yazilar/kanserden-koruyucu-beslenme-m3.html

 

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

FOTO GALERİ

SON DAKİKA HABERLERİ